UgurluKoyu.com  
 
 
     
  SASYAL YÖNÜMÜZ  
     
  Övünmek gibi olmasın ama Uğurlu sosyal yönü gelişmiş bir köydür. İnsanlarımız paylaşmayı ve yardımlaşmayı severler. Yaşamının belli bir kısmını köyde geçirenler bilirler; komşuda pişen, bize de düşerdi. Konukseverlik, yedirip içirmek, düşkünün elinden tutmak, zor durumda kalana topluca yardım etmek gibi davranışlar erdem kabul edilirdi. Son dönemlerde ülkemizdeki yaşam koşullarının insanlara dayattığı bencillik diğer bütün insanları olduğu gibi Uğurlu halkını da etkiledi ama buna rağmen bugün bile gerektiğinde dayanışmadan ve paylaşmadan kimse kaçınmaz.

Çevrede, köyümüzün insanı, mecliste oturup kalkma edebi ile ünlüdür. Şaman ve Türkmen geleneğindeki tolumsal hiyayarşi bu gün bile etkisini korumaktadır. Kadın erkek ayrımı yapılmadan herkes kendinden büyüğe saygı gösterir. Toplumu ilgilendiren işlerde bir karar alınacak olsa, yine kadın erkek ayırımı yapılmadan yaşlıların görüşleri alınır. İnsanlarımız kendinden büyük birini görünce kadın erkek ayrımı yapmadan ayağa kalkarlar ve saygı gösterirler. Büyüklerin yanında otururken ve sohbet ederken derli toplu oturmaya özen gösterilir.

Eğlence kültürü de oldukça ileridir. Düğün ve diğer eğlencelerde kadın, erkek, yaşlı genç ayırımı yapılmaksızın omuz omuza halaylar çekilir. Kadınlar da dahil Alkollü içki kullanımı hoş görülür ve yaşamın bir parçasıdır. Ama içki adabı ile tüketilir. Köyümüzden kimsenin sarhoş oldup ortalığı dağıttığı veya huzursuzluk çıkardığı görülmemiştir.

Geçmişinden bugüne kadar yapılan tüm kamu hizmetlerinde köylümüzün kendi emeği vardır. Buna okul, köprü, içme suyu ve diğer bütün önemli hizmetler de dahildir. Bütün hizmetleri devletten beklemek yerine işbirliği ile hizmet almayı beceren az sayıda köyden biridir.

Üğürcük pisili

Uğurlu Halkı’nın, yabancı bir toplumda, kendi aralarında kısık sesle konuştukları söylenir. Bu tür alçak sesle konuşma bölgemizde “pisil” diye adlandırılır. “Üğürcük pisili” bölgemizde bir deyim olarak insanların belleklerine yerleşmiştir.

Okumaya verilen önem

Osmanlı döneminden beri köyümüz okur-yazar insanlara sahiptir. Öyle ki, çevredeki köyler asker mektubu, tapu, senet ve diğer resmi yazıları okutmak için Üğürcük’e gelirlermiş. Okur-yazar olmanın sağladığı önceliklerin farkında olan halkımız Cumhuriyet devrimlerine kısa sürede ısınır ve Atatürk’ün yeni yazıyı tanıtmak için açtırdığı eğitmen kurslarına 11 öğrenci verir. Bunlardan bazıları eğitmen olarak çevre köylere atanırlar. Bu gün 45 yaşın üzerindeki hemen her köylümüzün ilk öğretmeni olan sevgili Süleyman Eğitmen (Süleyman Efendi) bu eğitmenlerin en başarılı olanıdır. Kendisini ve arkadaşlarını saygıyla ve rahmetle anıyoruz...

Işık hapsedilemez! Bir topluma aydınlık sevdası düştü mü gerisi gelir. Üğürcük insanı okumanın ve aydınlanmanın farkına varınca kaderi değişir. Bugün hemen her alanda; Profesör, hekim, kaymakam, hukukçu, mühendis, kurmay asker, eğitimci, yönetici ve iş adamı gibi yetişmiş insanlarımız mevcuttur. Uzayan tevek bizden olsun. Bu güzel insanların varlığı bize güven vermektedir.

Eldeki verilere göre yaklaşık 1000 nüfusun sadece 60’ı Uğurlu’da yaşamakta, diğerleri Türkiye’in çeşitli bölgelerine ve Avrupa’ya dağılmış durumdadır. Hepimiz köyde kalsaydık bugün yaklaşık 250 haneli, 1000 nüfuslu olacaktık, Kim bilir, belki de nüfus planlaması yapamayacağımızdan 400 haneli 1600 nüfuslu bir kasaba olacaktık.

İyi ki, aydınlandık ve dört bir yana tevek sürdük...